şişli vip

Cansu Kaya'nın sanığı Necati Demir'in annesi; 6 yıldır bu çocuklar suçsuz yere yatıyor - Muğla Yerel HaberMuğla Yerel Haber

17 Haziran 2021 - 18:02

Cansu Kaya’nın sanığı Necati Demir’in annesi; 6 yıldır bu çocuklar suçsuz yere yatıyor

(GÖRÜNTÜLÜ HABER) BatıHaber’e özel açıklamalarda bulunan Necati Demir’in annesi; “Önce 9, daha sonra da 44 profesörün otopsi raporlarında kızın suda boğularak öldüğünü söylediler. Olayı dışardan bir etkiye ölen bir kişinin gırtlak kısmındaki elmacık kemiğinin kırılması gerekli ama Cansu Kaya’nın boğazında herhangibi bir kırılma olmadığını raporlar açıkladı. 6 yıldır bu çocuklar içeride suçsuz yere yatıyor”

Cansu Kaya’nın sanığı Necati Demir’in annesi; 6 yıldır bu çocuklar suçsuz yere yatıyor
Son Güncelleme :

07 Nisan 2021 - 16:25

7.923 views
Fırat

14 Haziran 2015’te kaybolan ve 2 gün sonra Dalyan Kanalı’nda cesedi bulunan Cansu Kaya’nın ölümü ile ilgili olarak, Mehmet Poyraz Çalhan ve Necati Demir tutuklanmıştı. Türkiye’nin de gündemine oturan davada mahkeme, Necati Demir’e “kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “nitelikli cinsel istismar” suçundan 27 yıl, “kişiyi hürriyetten yoksun kılma” suçundan 9 yıl, Mehmet Poyraz Çalhan’a ise “kasten öldürme” suçundan 24 yıl, “cinsel istismar” suçundan 12 yıl, “kişiyi hürriyetten yoksun kılma” suçundan ise 6 yıl yıl hapis cezası vermişti.

Devam eden süreçte Yargıtay kararı bozmuş ve iki sanık tekrar hakim karşısına çıkmıştı. Geçtiğimiz gün görülen duruşma 12 Nisan’a ertelenirken, görülecek duruşmada yeni kararında çıkabileceği belirtiliyor.

Adli Tıp Raporları’nda Cansu Kaya’nın boğularak öldüğünün kesinleştiğini belirten Yurdagül Yener, olayla ilgili 6 yıldır tutuklu bulunan oğlu Necati Demir ile diğer sanık Mehmet Poyraz Çalhan’ın serbest bırakılmasını istiyor.

ANNESİ BATIHABER’E KONUŞTU

Görülecek kritik duruşma öncesi gazetemize özel açıklamada bulunan Necati Demir’in annesi, Yurdagül Yener, gazetemize özel açıklamalarda bulundu.

BatıHaber Gazetesi ve internet sitemizin genel yayın yönetmeni Mete Sönmez’e özel açıklamalarda bulunan Yurdagül Yener, Adli Tıp Raporları’na göre Cansu Kaya’nın boğularak öldüğünü ve oğlunun suçsuz olduğunu söyleyen Yurdagül Yener, oğlunun olay günü ile ilgili kendisine anlattıklarını ve süreci gazetemize aktardı.

KEŞKE BU OLAY HİÇ OLMASAYDI

Sözlerine “Keşke bu olay hiç olmasaydı” diye başlayan Yurdagül Yener, “13 Haziran 2015’de kızımı evlendirdim, 14 Haziran’da da bu olay gerçekleşti. Cansu Kaya ve ablası benim oğlumun arkadaşlarıydı, birbirleriyle görüşürlerdi. Ben ablasını tanıyorum, Cansu’yu hiç görmedim ama duydum, oğluma abi diye hitap edermiş.

Olay günü benim oğlu düğündeki sandalye ve masaları köye götürdü. Kanalın yanında otelde staj gören Poyraz’da oğluma yardım etti. Ardından çay içerken, Kral Çay Bahçesi’nin yanında restaurantta çalışan Cansu oğluma el sallıyor ve ne yaptıklarını soruyor, oğlumda çay içiyoruz, gel diyor. Cansu, ‘Abi bir masam kaldı, sonra gelirim’ demiş.

CANSU GELİYOR  DİREKT TEKNEYE GİRİYOR

Ardından oğlum ve Poyraz, Sağlık Ocağı önünde iskelede teyzesinin teknesinde oturmuşlar. Akşam saatlerinde Cansu geçmiş, Necati nereye gittiğini sormuş, ‘Tekne gezisine gidiyorum’ demiş. Aradan bir süre geçince Cansu geri geliyor ve direkt tekneye giriyor, oğlum noldu diye sorunca, tekne gezisinin iptal edildiğini söylemiş.

Orada biraz sohbet etmişler. Cansu sevgilisi ile kavga ettiğini söylemiş, oğlumda sevgilisini aramasını kendisinin konuşup aralarını yapacağını belirtmiş. Telefon etmişler, Cansu’nun sevgilisi Ortaca’da olduğunu bir gün sonra Necati ile görüşeceğini söylemiş telefonda. Bu görüşmelerin kayıtları var.

CANSU YÜZMEK İSTİYOR, NECATİ YÜZME DİYOR

Daha sonra Cansu, yüzelim demiş. Necati, ‘Suda yengeç ve karetta olduğunu ayrıca zemininde balçık olduğunu söyledim,  Cansu yüzme iyi bilmiyosun, havuzda bile düzgün yüzemiyosun yüzme bilen insanlar bile burda korkar dedim, ona rağmen teknenin burun ucunda çivileme altladı Cansu’ dedi.

Poyraz o sırada ön tarafta ayaklarını sallamış şekilde oturuyormuş. Cansu kalkış ve üzerindeki elbiseyi çıkartmış. Necati, ‘Poyraz’a tut şunu dedim ama Poyraz tutamadı atlayış o atlayış bir daha bulamadık’ dedi. Oğlum önce şaka yaptığını düşünmüş teknenin kenarlarına bakmış, Cansu’yu göremeyince fenerle suya atlamış. Baya bir dalmış suda ancak bulamamış. Defalarca dalmış suya, çıktığında Poyraz, ‘Abi burnun kanıyor’ demiş” dedi.

PANİĞE KAPILMIŞLAR, EŞYALARI ATMIŞLAR

Oğlu ve Poyraz’ın o anda paniğe kapıldıklarını söylediğini belirten Yurdagül Yener, “Oğlum o anda ne yaparız diye düşündük dedi. Jandarma’dan korkmuşlar, yakında sağlık ocağı var onları çağırmak için telefonu açmış, Poyraz, “Abi bunu bizim üstümüze atarlar” dedi ve korktuğunu söyledi. Bir an için çok korkmuşlar.

Ne yapalım diye düşünürken, eşyalar alıp Sülüngür Gölü’nde atmışlar, ardından arabada telefonu görünce de onu da çekek yerine atmışlar.

TECAVÜZ BULGUSU YOK

Biz bunu karşı tarafa bir türlü anlatamıyoruz. Eğer bu çocuklar bu kızı öldürmediyse, bu çocuklar suçsuz yere içerde yatarken, o kız mezarında nasıl rahat yatar” dedi.

Oğlunun nişanlı olduğunu belirten Yurdagül Yener, “Üstelikte Cansu oğluma abi diye hitap ediyor. U… sevgilisiydi, ancak Mahkeme de bunu inkar etti. Hiçbir şekilde tecavüz bulgusu yok, raporlarda da yok.

RAPOR YÜZDE YÜZ SUDA BOĞULMUŞ YAZIYOR, RAPORDA DARP, CEBİR YOK

İlk olarak Yerkesik’ten çelişkili bir rapor geldi. Ardından Adalet Bakanlığı’nın önce 9, ardından da 44 tane Profesör’ün imzası bulunan raporu var.

Burada yüzde yüz suda boğulmuştur ama suya kendisi mi girmiş yoksa itilmiş mi bunu mahkeme karar verecek diyor. Ölüm nedeni olarak darp cebir ve benzeri hiçbirşey yoktur diyor. Defalarca okudum başka bir şey yok. Bu raporlara mahkeme ve insanlar dikkate almayacaksa buna ne gerek var” dedi.

Yargıtayca bozulan karara da değinen Yurdagül Yener, “Yargıtay çelişkiler var diyor, 18 yaşından küçük olduğu belirtilmiş, Köyceğiz’de doğmuş Cansu, 18 yaşını doldurmuş. Kızın sağlık ocağının önünden kendi başına geldiğinin görüntüsü var. 3’ü girseydi kandırmış götürmüş denilebilirdi, ama tek başına gelirken görüntüsü var” dedi.

KİMSE KİMSENİN GÜNAHINI ALMASIN

“Suç işleyen cezasını çeksin” diyen Yurdagül Yener, “Ama yapmayana da yazıktır günahtır. Herkesin evladı var. İş karşı tarafa karalamak değil, başka gözle de baksınlar. Yapmadıysa bu çocuklar o kız mezarında nasıl rahat yatar?

Olayın olduğu yerin bir tarafı sağlık ocağı, bir tarafı kral çay bahçesi, bir tarafı restaurant bar. Olay yerine bir bakın yolun dibi, sabaha kadar orası yoğun bir yer.

Ne kadar azılı katilleri konuşturuyorlar, liseye giden 17 yaşındaki çocuğumu konuşturamazlardı. 6 seneden beri, yazıktır, kimse kimsenin günahını almasın, Allah’ın adaleti var. Ben çaresiz kaldım, evim kalmadı, eşyalarımı toparlayamadım kimsem yok ne yapacağımı bilmiyorum” dedi.

ALLAH’A HAVALE EDİYORUM

Annelerin empati yapmasını isteyen Yurdagül Yener, “Kadınlar söylüyorum sizin de var evladınız, lütfen suçluları arayalım, suçsuzları yakmayalım. Kadın hakları savunucularını söylüyorum ilk olay anından bu yana takip etseydiniz, ifadelere takip etseydiniz, raporları takip etseydiniz bu çocukların suçsuz olduklarını görecektiniz. Siz Kadın Haklarını savunuyoruz derken, benim yuvamı yıktınız Allah’a havale ediyorum hepinizi” dedi.

9 Profesörün imzası bulunan 18 Kasım 2015 tarihli Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Raporu

44 Profesörün imzası bulunan 21 Nisan 2016 tarihli Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Raporu

Olayla ilgili olarak gelen ilk raporlarında elle veya telle boğulma sonucu olmuştur diye raporu hazırlayan doktorun detaylı bir inceleme sonucu değil çıplak gözle bakarak hazırladığı yönünde mahkemeye ifade verdiğini belirten, sanıkların yakınları, “Ardından önce 9, daha sonra da 44 profesörün otopsi raporlarında kızın suda boğularak öldüğünü söylemeleri, çelişkili bir rapor haline getirdi olayı dışardan bir etkiye ölen bir kişinin gırtlak kısmındaki elmacık kemiğinin kırılması gerekli ama cansu Kaya’nın boğazında herhangibi bir kırılma olmadığını raporlar açıkladı” dediler.