Muğla Yerel Haber

evden eve nakliyat

klima kombi servisi

Klavye Devrimcileri

Geçtiğimiz günlerde kimliği belirsiz olan ancak kendilerini “Muğla Devrimcileri” olarak adlandıran ama “Klavye Devrimciliği”nden öte gidemeyen bir gruptan akıllara zarar bir açıklama yayınlandı.

Klavye Devrimcileri
361
21 Mart 2019 - 22:19

Açıklamada, 1980 öncesi yaşanan süreç hatırlatılıyor, o süreçte hayatını kaybeden bazı isimler belirtiliyor, tüm bu sürecin suçlusu olarak Behçet Saatcı gösteriliyor ve hedef tahtasına oturtuluyor. Birçok itham ile Saatcı’ya oy vermenin Muğla’yı faşist zihniyete teslim edeceği belirtiliyor. Bildirinin tamamını okuyunca, Muğla’nın geleceğine yönelik doğru bir yere temas etmiş bir tek kelime görmüyorsunuz. Tek gördüğünüz nefrete, kine ve kavgaya çağrı.

Yazıda insanların siyasi düşüncelerdeki farklılığı yüzünden yeniden kanlı-bıçaklı olmaya adeta bir çağrı yapılırken, tamamen ayrıştırıcı ve yeniden kavga edin tarzı bir çağrı çıkıyor karşımıza. Sözde bildiriyi okuduktan sonra, “Herkesin Başkanıyım” diyen, Ülkücüler ve İYİ Partililerin de aralarında olduğu Tüm Muğlalılardan oy isteyen, “Ben kimse ile kavga etmem, herkesi kucaklarım” diyen mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı’ndan yazıyı eleştiren, tepki gösteren ve kınayan bir açıklama bekledim. Ama nafile çıt yok. Yine Belediye Başkan adayları için İYİ Partilerle beraber oy isteyen CHP’li yetkililerden ses duymak istedim, yine çıt yok. Çıtı bırakın paylaşanlar bile var!

Olayın tabi birde hafıza yönü var. “Klavye Devrimcileri” yakın geçmişi unutmuş olsa gerek. Hatırlatalım.

1999 yılı. Sol’un TBMM’deki tek temsilcisi olan Bülent Ecevit’in önderliğindeki DSP, 80 öncesi kanlı bıçaklı olduğu Ülkücü MHP’yi ve yine orta sağ ANAP’ı alarak koalisyon kurdu. Birçok Bakanlık MHP’ye verildi.

Sonraki süreçte dağılan DSP sonrası Sol’u temsil eden en büyük parti olanCHP ile MHP pekçok açıda aynı noktada hareket etti.

Yakın tarihe bakalım. 2014 yılı. Muhafazakar Sağ görüşü ile bilinen, sonraki süreçte de MHP’den Milletvekili olan Ekmeleddin İhsanoğlu, CHP ve MHP’nin ortak adayı olarak Cumhurbaşkanlığına aday gösterildi. Ortak mitingler düzenlendi, Ekmek için Ekmeleddin denildi.

Yine 2014 seçimleri. 3 dönem üst üste MHP’den Beypazarı Belediye başkanlığı yapan ve Ülkücü kimliği ile tanınan Mansur Yavaş CHP’nin Ankara adayı oldu.

Yakın zamana dönelim. MHP’den ayrılan Ülkücülerin ağırlıkta olduğu İYİ Parti kuruldu. Seçimlere katılması belirsiz olan İYİ Parti için CHP’den tarihi bir hamle geldi. 15 CHP’li Milletvekili İYİ Parti’ye gönderildi. CHP tabanında dahi bu hareket büyük alkış aldı.

Son Milletvekili seçimleri. CHP, Ülkücülerin ağırlıkta olduğu İYİ Parti’nin yanı sıra, 80 öncesi kanlı-bıçaklı olduğu orta sağdan Demokrat Parti ve muhafazakar kesimin en ucundaki Saadet Partisi ile ittifak yaptı. Bırakın Muğla’yı, Türkiye çapında yapılan Sol ile Ülkücüler arasındaki bu siyasi hamle ve dayanışmalara “Muğla Devrimcileri” hiç “Ülkeyi faşistlere teslim etmeyeceğiz” tarzı bir açıklama yapmadı. Sanırım o sıralar kendi destekledikleri kişinin seçilmeme tehlikesi yoktu!

Geçmişi bırakalım bugüne bakalım.

CHP ile İYİ Parti’nin ortaklığı devam ediyor. Ülkücü bir isim olan olan Mansur Yavaş yine Ankara’dan CHP’nin ve İYİ Parti’nin ortak adayı. İki parti kol kola, kapı kapı oy istiyor. Yine hemen yanımızdaki Denizli ve birçok ilde CHP ve İYİ Parti’nin ortak adayı olarak İYİ Parti’nin Ülkücü kökenli adayları seçimlere giriyor. Muğla’da 6 ilçede CHP ve İYİ Parti tek çatı altında seçimlere giriyor. İçlerinde çok sayıda Ülkücü kökenli ve 80 öncesi de Ülkücü camiada yer almış isimler var.

Muğla’da anlaşılamayan ilçelerde ittifaka dahil olsaydı şu an Fethiye’de Behçet Saatcı İYİ Parti çatısı altında, Bodrum’da da büyük ihtimalle, yine Ülkücü kökenli Mehmet Tosun CHP çatısı altında iki partinin ortak adayı olacaktı. Tüm buralarda Ülkücü kökenli isimlere oy istemekte ve oy vermekte sorun yok!

Şu anki Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, CHP ve İYİ Parti’nin ortak adayı. Gürün için İYİ Parti’deki Ülkücülerin oy vermesinde de sorun yok! CHP adaylarının listesinde Ülkücü kökenli İYİ Parti’li meclis üyelerine oy vermek de de sorun yok.

Ama herhangi bir parti logosu altında yer almadan Bağımsız olarak seçimlere giren, 4 dönem yönettiği Fethiye’de yaptığı Belediye Başkanlığında en yakın çalışma arkadaşı dahi Solcu olan Behçet Saatcı’ya oy vermek ise çok büyük sorun.

Asıl sorun nerede var biliyor musunuz? Asıl sorun, bu yazıyı yazan, paylaşanlar ve susanlarda var.

GÜRÜN, ETİK’LİK VE HEP BANA!!!

CHP ve İYİ Parti’nin ortak Büyükşehir Adayı Osman Gürün geçtiğimiz gün bir televizyon programına katıldı. Gürün hangi partinin adayısınız sorusuna “Ben ittifak adayıyım” dedi ve bu yüzden İYİ Partililerin bir başka adaya oy vermesinin kesinlikle etik olmayacağını söyledi. Yine programda CHP’nin Bodrum Adayı Ahmet Aras ile seçim çalışmasına katıldığını belirterek, “Ahmet Aras seçilirse ne olur, diğerleri seçilirse ne olur onu anlatıyorum” dedi.

Ancak aynı Gürün, aynı programda ittifak ortağı olan İYİ Parti’nin adayı Mehmet Tosun’un, Miting düzenlemesi halinde katılır mısınız yönünde sorulan soruda ise, “Ben İYİ Parti’nin adayı değilim. CHP’nin ortak adayıyım” dedi ve Tosun’un mitingine katılmasının etik olmayacağını söyledi.

Kısaca, CHP ve İYİ Parti’nin ortak aday olan ancak İYİ Parti’nin adayı olmayıp CHP’nin adayı olan Osman Gürün’ün, CHP’nin adayının toplantısında destek olup seçim çalışmasına katılması Etik, ama yine kendisi için oy isteyen İYİ Parti’nin adayının mitingine katılması Etik değil. Ve tüm bunların yanı sıra mitingine katılmadığı İYİ Partililerin Osman Gürün harici bir adaya oy vermesi ise asla ve asla Etik değil. Yani “Rabbena, hep bana”…

Sitemizde yayınlanan haberleri ancak kaynak göstermek koşulu ile (https://www.muglayerelhaber.com) kullanabilirsiniz.

film izle , evden eve nakliyat , youtube mp3 ,
istanbul escort , escort , porno izle , porno , escort bayan , sex hikayeleri , mersin escort escort bayan porn izle

evden eve nakliyat

klima kombi servisi